Buradasınız: Ana Sayfa // Nasreddin Hoca Fıkraları

Ne yer ne içer?

Nasrettin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti İsa nin göğün dördüncü katında olduğunu söylemiş… Vaazdan sonra, bir kadın Hoca ya yanaşmış : -Hazreti İsa, orada ne yer, ne içer ?, demiş. Hoca nin tepesi atmış : -Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiğimi sormazsın da, Allah ın peygamberini sorarsın!  Okumaya devam et →

Tesbih

Bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi den mi kalmis, Kaalubela dan mi? Her ne ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca nin yuregine bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda: “Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!” diyecek olmus ama, hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak; “Agzini hayra... 

Erkekler

Hoca bir gün camide vaaz veriyormuş hepte erkeklerin humarcı olduklarını, içkici olduklarını, yoldan çıkmış olduklarını falan anlatıyormuş. Oturanlardan birisi de: - “Ya hoca bunların hepsini biz yapıyoruzda kadınların hiç bir suçu yok mu?” demiş. Hoca kızgın: - “Duruuun sayfayı çevireyim onlarında a…na koyacam” demiş.  Okumaya devam et →

Kırk Akçelik Balta

Nasreddin Hoca evine sık, sık ciğer getirdiği halde bir türlü onları yemek kendisine nasip olmaz. Her seferinde hanımı : - Kahrolası kedi ciğeri yedi. - Hınzır hayvan ciğeri yemiş. - Canı çıkasıca sarman kedi ciğeri aşırmış, diye bahaneler uyduruyormuş. Bir gün dayanamamış Hoca. Hemen bir kenarda duran baltayı kapıp, mutfak dolabına yerleştirmiş. Hanımı: - Ne yapıyorsun... 

Zıkkımın Kökünü Yer

Hoca o aralar paraya sıkışmıştır. Bir vatandaş gelip hoca ya: “şeytan nerede yaşar” diye sormuş. Hoca cevabı bilmez ama vatandaşı cevapsız bırakmamak için soruyu cevaplar. Adam giderek Hocayı soru yağmuruna tutmuş ve sonunda hoca ya: “hocam peki şeytan ne yer” diye sorar. Hoca da: “eğer benim gibi parası yoksa zıkkımın kökünü yer” demiş.  Okumaya devam et →

Eşeğe Yazık Olur

Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemiş. Bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına vurmuş, öyle geziyor. Şaşırıp sormuşlar : - Yahu Hoca Efendi, hem eşeğin üzerindesin, hem çuvalı sırtında taşıyorsun. Nasıl bir iş bu ? Hoca cevabı yetiştirmiş... 

10 Sene Öncesi

Hoca ya yaşını sorarlar, “Kırk” diye yanıtlar, “Tam kırk!” On sene sonra aynı soruyu yine “Kırk” diye yanıtlayınca: “E hocam, on yıl önce de kırk yaşında olduğunu söylemiştin” demişler. Hoca hiç bozmadan: “Evladım, ne bileyim on sene öncesini!” diye yanıtlar.  Okumaya devam et →

Ben Olsaydım

Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus işareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi… “Hanım ucuz kurtulduk. Ya içinde ben olsaydım!” der.  Okumaya devam et →

Kedi Nerede?

Hoca nın canı et yemeği istemiş bir gün. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş. - Akşama güzelce pişir bunları, demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımı misafirleri gelmiş. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş. Akşamda bir tarhana çorbası çıkarmış. Hoca nın önüne. - Et nerde demiş Hoca. Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış. - Eti kedi... 

Cenazenin neresinden

Yine bir gün komşudan Biri vefat etmisti. Herkes işi Bırakıp Cenazeye gitmişti. O sırada bir adam, Yaklaşmış Nasreddin e Demiş: “Sorum olacak”, Ey Hoca m sana yine!  Okumaya devam et →
 
Copyright © 2009 Ankara'da…. Tüm hakları saklıdır.